Yatsı Namazı
| Eser | Yatsı Namazı |
| Söyleyen | Ahmet Bulut |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 4,851 Görüntülenme |
| Etiketler | #Ahmet Bulut#ilahi#dinle |
Yatsı Namazı İlahi Hakkında
Yatsı Namazı başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Ahmet Bulut olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Yatsı Namazı, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Dürüldü göğün ışığı Sokuldu karanlığın koynuna Güneş çekti örtüyü üstüne Kalmadı hükmü,
büründü toprağın rengine Vakit yatsı Ayak sesleri silik sokaklarda Bitti gün,
bitti telaş Adım adım geceye yaslanıyor zaman Çekiliyor her can kendi kabuğuna Ey insan! Bölünmüştü gün,
Son dilim diyor an! Önce,
minarelerin ışıkları asılıyor karanlığa Sonra günün,
belki ömrün son ezanı Merhamet barındırıyor makamı.
Vakit yatsı Sessizlik ve huzur yayılıyor önce ve sonra ebedi huzura davet Şefkatle emaneti teslim ediyor bülbüller Ğafur olan O,
Veli olan O bırakmıyor aciz kulunu Ve bir kez daha,
gel salaha,
gel felaha diyor Gel besmeleyle büyü Gel secdelerde yüksel Gel eğildikçe rükûlarda yücel Eşhedüenla ilahe illallah Gel,
bu kapının kölesi,
boyunduruğa girmez,
hürdür diyor Ey ruhuna üflenmiş olan! Ey nefesi emanet kılınan! Gece nasıl örttüyse üstünü,
toprak da örtecek,
Kalacaksın dokuz tahta altında kimsesiz,
çaresiz karanlıklarda Bir düş olacak dokunduğun,
soluduğun,
sevdiğin… Anımsatınca gördüğün mezar taşı,
duyduğun salâ Kapatıyorsun gözlerini,
kulaklarını Korkuyorsun,
ürküyorsun Ne varsa oyalandığın daha sıkı sarılıyor,
kendinden kaçıyorsun Ama merhamet ediyor seni Halk eden Gel,
kabrini kandille donat secdelerde diyor Ey ölümlü can! Görüp de anlamaz,
hayran olmaz mısın kudrete? Önce karaya boyar,
sonra ayı asar,
yıldızlarla süsler göğü Ayın şavkı vururken yüzüne zikrullah düşme mi kalbine? Düşmez mi aciz aklına ölüm,
gidiş… Ve kulluğun? Ve boşluğun,
yanılmışlığın…? Şaşıracaksın.
Anlamayacaksın annenin koynundan,
toprağın koynuna ne zaman,
nasıl geçtiğini Kaldır başını bak Ya bu karanlık kalkmazsa üstünden,
hazır mısın? Belki güneş doğacak ama ya sen,
altında olacak mısın? İşte gece.
Bilmezsin,
Üstüne çektiğin yorgan mı,
toprak mı? Kabre sokulur gibi döşeğine,
döşeğine sokulur gibi kabre sokulacaksın… Vakit yatsı İhlaslarla,
Fatihalarla çalınacak kapı Ve diz kırılacak; dinlensin,
duysun diye kalbini,
hesap yapsın ince ince,
aklamak için vicdanını ter düksün diye beşer,
yaratılmış gecenin sofrasına Yol uzun,
çetin zifirde şafağı beklemek Karanlığın göğsünden emerek sabah etmek Ey kul etme kendine ziyan Yalnızlığa dayayacaksın başını Kabrin provası uyku diye gömüldüğün,
yarı ölüm Vakit yatsı Belki son davet belki son varış Mahkeme-i Kübra’ya uyanmak için belki bu son yatış Vakit yatsı Vaktin hayr olsun Ey her uykuyu ölüm bilen can Gel tekbirlerle gel secdelerle gel gel tekbirlerle gel secdelerle Gel zikrullahla gel huzur burda gel zikrullahla gel huzur burda Vakit yatsıdır son davet vakit yatsıdır bitti gün
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir