Ali İmran Suresi 144 148 Ayetler

EserAli İmran Suresi 144 148 Ayetler
SöyleyenEmin Mülayim
Kategoriİlahi
İstatistik 1,204 Görüntülenme
Etiketler#Emin Mülayim#ilahi#dinle

Ali İmran Suresi 144 148 Ayetler İlahi Hakkında

Ali İmran Suresi 144 148 Ayetler başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Emin Mülayim olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Ali İmran Suresi 144 148 Ayetler, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

144.
Ve ma muhammedün illa rasul* kad halet min kablihir rusül* e fe im mate ev kutilenkalebtüm ala a’kabiküm* ve mey yenkalib ala akıbeyhi fe ley yedurrallahe şey’a* ve seyeczillahüş şakirın 145.
Ve ma kane li nefsin en temute illa bi iznillahi kitabem müeccela* ve mey yürid sevabed dünya nü’tihı minha* ve mey yürid sevabel ahırati nü’tihı minha* ve senecziş şakirın 146.
Ve keeyyim min nebiyyin katele meahu ribbiyyune kesır* fe ma vehenu li ma esabehüm fı sebılillahi ve ma daufu ve mestekanu* vallahü yühıbbüs sabirın 147.
Ve ma kane kavlehüm illa en kalu rabbenağfir lena zünubena ve israfena fı emrina ve sevvit akdamena vensurna alel kavmil kafirın 148.
Fe atahümüllahü sevabed dünya ve husne sevabil ahırah* vallahü yühıbbül muhsinın Meali= 144 – Muhammed,
sadece resuldür,
elçidir.
Nitekim ondan önce de nice resuller gelip geçmiştir.
Şayet o ölür veya öldürülürse,
Siz hemen gerisin geriye dinden mi döneceksiniz? Kim geri döner,
dinden çıkarsa,
bilsin ki Allah’a asla zarar veremez.
Ama Allah hidâyetin kadrini bilip şükredenleri bol bol mükâfatlandıracaktır.
145 – Allah izin vermedikçe hiç bir kişi ölemez.
Bu,
belli bir vakte bağlanmış,
takdir edilmiştir.
Her kim dünya mükâfatını isterse,
kendisine dünyalık birşeyler veririz.
Kim âhiret mükâfatı isterse ona da bundan veririz.
Biz,
şükredenleri elbette ödüllendireceğiz.
146 – Nice peygamberler gelip geçti ki onlarla beraber Kendisini Allah’a adamış birçok rabbanîler savaştı.
Onlar,
Allah yolunda başlarına gelen zorluklar sebebiyle asla yılmadılar,
Zayıflık göstermediler,
düşmanlarına boyun da eğmediler.
Allah böyle sabırlı insanları sever.
147 – Evet onların bu durumda dedikleri sadece şu oldu “Ey bizim kerîm Rabbimiz,
günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı affet! Ayaklarımızı hak yolda sabit kıl ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle.” 148 – Allah da onlara hem dünya mükâfatını,
hem de o güzelim âhiret mükâfatını verdi.
Allah elbette muhsinleri,
hep iyi davrananları sever.
Yorum Yapın
Güvenlik: 18 nedir?