Veladet Bahri

EserVeladet Bahri
SöyleyenHalil İbrahim Çanakkaleli
Kategoriİlahi
İstatistik 2,031 Görüntülenme
Etiketler#Halil İbrahim Çanakkaleli#ilahi#dinle

Veladet Bahri İlahi Hakkında

Veladet Bahri başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Halil İbrahim Çanakkaleli olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Veladet Bahri, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Âmine hâtun Muhammed ânesi Ol sadeften doğdu ol dür dânesi Çünkî Abdullah’tan oldu hâmile Vakt erişdi hefte vü eyyam ile Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn Çok alâmetler belirdi gelmeden Allâhümme salli alâ Muhammediv Ve alâ âli Muhammed Ol Rebiûl evvel âyın nîcesi On ikinci gîce isneyn gîcesi Ol gîce kim doğdu ol hayrûl-beşer Ânesi anda neler gördü neler Dedi gördüm ol habîbin ânesi Bir acep nûr kim,
güneş pervânesi Berk urup çıktı evimden nâgehân Göklere dek nûr ile doldu cihân Gökler âçıldı ve feth oldu zulem Üç melek gördüm elinde üç âlem Bîri meşrik bîri mağribde anın Bîri dâmında dikildi Kâbenin Bildim anlardan kim ol halkın yeği Kim yakîn oldu cihâna gelmeği İndiler gökden melekler sâf sâf Kâbe gibi kıldılar evim tavaf Hûriler geldi bölük bölük Buğûr yüzleri nûrundan evim doldu nûr Çevre yânıma gelip oturdular Mustafâ’yı birbirine muştular Dediler oğlun gibi hiç bir oğul Yâradılâlı cihân gelmiş değil Bû senin oğlun gibi kadr-ı cemîl Bir anâya vermemiştir ol Celîl Ûlu devlet buldun ey dildâr sen Doğiserdir senden ol hulk-ı hasen Bû gelen “ilm-î ledün” sultânıdır Bû gelen tevhîd ü irfân kânıdır Bû gîce ol gîcedir kim,
ol şerîf Nûr ile âlemleri eyler latîf Allâhümme salli alâ Muhammediv Ve alâ âli Muhammed Bû gîce şâdân olur erbâb-ı dil Bû gîceye can verir eshâb-ı dil Yâ Resulâllah Rahmeten lil’âlemindir Mustafâ Hem şefîal müznibîndir Mustafa Vasfınî bû resme tertib ettiler Ol mübârek nûru terğib etdiler Âmine eder çü vakt oldu tamâm Kim vücûda gele ol hayrül enâm Sûsadım gâyet harâretden katî Sundular bir câm dolusu şerbeti Allâhümme salli alâ Muhammediv Ve alâ âli Muhammed Şerbeti sunduk tâbânâ hûriler Bûnu sana verdi Allâh dediler Kardan ak îdi ve hem soğuk idi Lezzeti dâhi şekerde yok idi İçdim ânı oldu cismim nûra gark İdemezdim kendimi nûrdan fark Geldi bir akkuş kanâd ile revân Arkamı sığâdı kuvvetle hemân Doğdu ol sâatde ol sultân-ı dîn Nûra gark oldu semâvât-ü zemîn Sallû Aleyhi ve Sellimû teslimâ Hatta tenâlû cenneten ve naîmâ Essalâtü vesselâmü aleyke Ya Resûlallah Esselâtü vesselâmü aleyke Ya Habîballah Essalâtü vesselâmü aleyke Ya Seyyidel-evvelîne velâhirin.
Yorum Yapın
Güvenlik: 8 nedir?