Veladet Bahri

EserVeladet Bahri
SöyleyenKani Karaca
Kategoriİlahi
İstatistik 4,700 Görüntülenme
Etiketler#Kani Karaca#ilahi#dinle

Veladet Bahri İlahi Hakkında

Veladet Bahri başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Kani Karaca olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Veladet Bahri, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Âmine hâtun Muhammed ânesi Ol sadefden doğdu ol dür dânesi (inci tanesi) Çünki Abdullah’dan oldu hâmile Vakt irişdi hafta vü eyyâm ile Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn Çok alâmetler belürdi gelmedin (gelmeden evvel) Ol Rebîu’l-evvel ayı nîcesi On ikinci gice isneyn gicesi (pazartesi gecesi) Ol gice kim doğdu ol hayru’l-beşer Ânesi anda neler gördü neler Didi gördüm ol Habîb’in ânesi Bir aceb nûr kim güneş pervânesi Berk urup (şimşek çakıp) çıkdı evimden nâgehân (ansızın) Göklere dek nûr ile doldu cihân Gökler açıldı ve feth oldu zulem Üç melek gördüm elinde üç alem Biri meşrık biri mağribde anın Biri dâmında (üstünde) dikildi Ka‘be’nin İndiler gökden melekler sâf sâf Ka‘be gibi kıldılar evim tavaf Geldi hûrîler bölük bölük buğûr (bu sırada) Yüzleri nûrundan evim doldu nûr Hem hevâ üzre döşendi bir döşek Adı sündüs döşeyen anı melek Çün göründü bana bu işler ayân Hayret içre kalmış idim ben hemân Yarılıp divâr çıkdı nâgehân Üç bile hûrî bana oldu ayân Ba‘zılar dirler ki ol üç dil-berin Âsiye’ydi biri ol meh-peykerin (ay yüzlü) Biri Meryem hâtun idi âşikâr Birisi hem hûrîlerden bir nigâr (sevgili) Geldiler lutf ile ol üç meh-cebîn (alnı ay gibi parlak) Virdiler bana selâm ol dem hemîn (o anda) Çevre yanıma gelip oturdular Mustafâ’yı birbirine muştular (müjdelediler) Didiler oğlun gibi hiç bir oğul Yaradılalı cihân gelmiş değil Bu senin oğlun gibi kadri cemîl Bir anaya virmemişdir ol Celîl Ulu devlet buldun ey dil-dâr (sevgili) sen Doğıserdir (doğacaktır) senden ol hulk-ı hasen (güzel yaratılışlı) Bu gelen ilm-i ledün (Allah’ın ihsân ettiği ilim) sultânıdır Bu gelen tevhîd ü irfân kânıdır (kaynağıdır) Bu gelen aşkına devr eyler felek Yüzüne müştâkdır ins ü melek Bu gice ol gicedir kim ol şerîf (şerefli) Nûr ile âlemleri eyler latîf Bu gice dünyâyı ol cennet kılur Bu gice eşyâya Hak rahmet kılur Bu gice şâdân olur (sevinir) erbâb-ı dil (gönül sahipleri) Bu giceye cân virir ashâb-ı dil Rahmeten li’l-âlemîn’dir Mustafâ Hem şefîu’l-müznibîndir (günahkârlara şefaatçi) Mustafâ Vasfını bu resme tertîb itdiler Ol mubârek nûra terğîb itdiler Âmine ider çü vakt oldu tamâm (vakit tamam olunca) Kim vücûda gele ol hayru’l-enâm Susadım gâyet harâretden katı (çok) Sundular bir câm dolusu şerbeti İçdim anı oldu cismim nûra gark İdemezdim nûrdan kendümi fark Geldi bir akkuş kanadıyla revân Arkamı sığadı kuvvetle hemân Doğdu ol sâatde ol Sultân-ı dîn Nûra gark oldu semâvât ü zemîn (gökler ve yeryüzü) Ger dilersiz bulasız oddan necât Aşk ile derd ile idin es-Salât
Yorum Yapın
Güvenlik: 7 nedir?