Muhasebe
| Eser | Muhasebe |
| Söyleyen | Necip Fazıl Kısakürek |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 3,535 Görüntülenme |
| Etiketler | #Necip Fazıl Kısakürek#ilahi#dinle |
Muhasebe İlahi Hakkında
Muhasebe başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Necip Fazıl Kısakürek olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Muhasebe, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Ben artık ne şairim,
ne fıkra muharriri! Sadece,
beyni zonk zonk sızlayanlardan biri! Bakmayın tozduğuma meşhur Bâbıâlide! Bulmuşum rahatımı ben de bir tesellide.
Fikrin ne fahişesi oldum,
ne zamparası! Bir vicdanın,
bilemem,
kaçtır hava parası? Evet,
kafam çatlıyor,
gûya ulvî hastalık; Bendedir,
duymadığı dertlerle kalabalık.
Büyük meydana düştüm,
uçtu fildişi kulem; Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.
Üstün çile,
dev gibi gelip çattı birden! Tos! ! ! Sen,
cüce sanatkârlık,
sana büsbütün paydos! Cemiyet,
ah cemiyet,
yok edilen ruhiyle; Ve cemiyet,
cemiyet,
yok eden güruhiyle… Çok var ki,
bu hınç bende fikirdir,
fikirse hınç! Genç adam,
al silâhı; iman tılsımlı kılınç! İşte bütün meselem,
her meselenin başı,
Ben bir genç arıyorum,
gençlikle köprübaşı! Tırnağı,
en yırtıcı hayvanın pençesinden,
Daha keskin eliyle,
başını ensesinden,
Ayırıp o genç adam,
uzansa yatağına; Yerleştirse başını,
iki diz kapağına; Soruverse Ben neyim ve bu hal neyin nesi? Yetiş,
yetiş,
hey sonsuz varlık muhasebesi? Dışımda bir dünya var,
zıpzıp gibi küçülen,
İçimde homurtular,
inanma diye gülen… İnanmıyorum,
bana öğretilen tarihe! Sebep ne,
mezardansa bu hayatı tercihe? Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem! Üst kat Elinde tesbih,
ağlıyor babaannem,
Orta kat (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,
Alt kat Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları.
Bir kurtlu peynir gibi,
ortasından kestiğim; Buyrun ve maktaından seyredin,
işte evim! Bu ne hazin ağaçtır,
bütün ufkumu tutmuş! Kökü iffet,
dalları taklit,
meyvesi fuhuş… Rahminde cemiyetin,
ben doğum sancısıyım! Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım! Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana; Yükseldik sanıyorlar,
alçaldıkça tabana.
Zaman,
korkunç daire; ilk ve son nokta nerde? Bazı geriden gelen,
yüzbin devir ilerde! Yeter senden çektiğim,
ey tersi dönmüş ahmak! Bir saman kağıdından,
bütün iş kopya almak; Ve sonra kelimeler; kutlu,
mutlu,
ulusal.
Mavalları bastırdı devrim isimli masal.
Yeni çirkine mahkûm,
eskisi güzellerin; Allah kuluna hâkim,
kulları heykellerin! Buluştururlar bizi,
elbet bir gün hesapta; Lafını çok dinledik,
şimdi iş inkılâpta! Bekleyin,
görecektir,
duranlar yürüyeni! Sabredin,
gelecektir,
solmaz,
pörsümez Yeni! Karayel,
bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak! Gün doğmakta,
anneler ne zaman doğuracak?
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir