Sadık Dost

EserSadık Dost
SöyleyenReha Yeprem
Kategoriİlahi
İstatistik 2,956 Görüntülenme
Etiketler#Reha Yeprem#ilahi#dinle

Sadık Dost İlahi Hakkında

Sadık Dost başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Reha Yeprem olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Sadık Dost, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Ey adına âlemler yaratılan Efendim.
Sizi seven ve sizin hatırınıza âlemleri var eden Rabbim size gelecek herhangi bir zararı da kader nisbetinde vesilelerle engelliyordu.
Müşrikler hicret yolunda peşinize düşmüşlerdi sizin.
Sizin bıraktığınız izler ancak yüz sürmek içindir,
lakin sizi kalbinde hissetmeyen karanlık gönüller kıymetli canınıza kastetmek için takip ediyorlardı.
Hz.
Ebubekir(R.A.) bu sebepten bir önünüze bir arkanıza sonra sağınıza olmadı solunuza koşuşturuyordu sizin yürürken.
Bir mecnun edasıyla sizi size gelecek zararlardan korumaya çalışıyordu.
Ne eşini,
ne anasını ne babasını ne de kendi canını bu kadar düşünmemişti Ebubekir(R.A.) Öyle bir sevgili bulmuştu ki canı bir çöp tanesi kadar bile arz etmemişti sevgisinin yanında.
Sevr mağarasına sizden önce girmek istedi,
olur ya içerde size zararı dokunacak bir şey korkusuyla.
Çıplak elleriyle taşları toprakları topladı,
sonra sizi içeriye buyur etti.
İki aşığınız kapıda karşıladı sizi.
Örümcek ve güvercin.
Misafirlerin en şereflisi gelmişti zira.
Yuvasını kurdu güvercin hiç tereddütsüz oturdu yuvasın.
Ne kadar vahşi bir varlık gelirse gelsin içerdeki şerefli,
konuğun rahatsız olmaması için elinden geleni,
yapmaya hazırdı güvercin.
Ve örümcek aşkla ördü ağlarını,
iplik iplik,
Çok özeniyordu ağını örerken.
Bugüne kadar rızkı için ördüğü ağlarını öyle güzel bir sebep için örüyordu ki,
gözyaşları içine akıyordu sevincinden.
Müşriklere karanlık olan mağara göz perdelerinin indiği yer size mercan olup inci gibi saklıyordu.
Yorgun başınızı Hazreti Ebubekir’in dizlerine bıraktınız.
Uyanık uykunuza daldınız,
Ebubekir’in gözlerindeki pırıltı yüzlerindeki ışık nur yüzünüzden yansıyan nurlu ışık.
Hz.
Ebubekir’in gönlünde bir korku,
dizlerinde uzanan o mübarek başın huzurunu kaçıracak bir şeylerin endişesiydi.
Pek küçük bir delikten bir yılan başı belirdi.
Belki güvercin koştu o yere,
belki örümcek.
Ama Hz.
Ebubekir’in çıplak ayağı daha önce kapattı o deliği.
Gözleri titredi.
Rasulün sadık dostunun bir an,
ruhu titredi,
ama bir zerre titremedi vücudu yılanın sokmasından.
Kendi kendine düşündü ya titreseydi dizleri,
ya Efendisi rahatsız olsaydı,
sevdalı gözlerinden inci inci yaşlar damladı Hz.
Ebubekir’in.
Sizin mübarek yüzünüze dokundu bu hicran yaşları.
Uyandınız Efendim uykudan,
Ne oldu ya Ebubekir buyurdunuz.
Ebubekir(R.A.) sizi çok seviyor Efendim.
Öyle ki siz uykunuzda rahatsız olmayın diye yılan soksa da ayağını bir zerre titretmedi.
Ebubekir(R.A.) sizi çok seviyor Efendim.
Şifalı tükürüğünüzle yarasına merhem tebessümünüzle gönlüne ilaç oldunuz Ebubekir’in ve Sevr mağarasında tasavvuf yolunu açtınız Ebubekir(R.A.)’ın gözlerinden âleme.
Yorum Yapın
Güvenlik: 3 nedir?