Bülbül

EserBülbül
SöyleyenSüleyman Erguner
Kategoriİlahi
İstatistik 2,689 Görüntülenme
Etiketler#Süleyman Erguner#ilahi#dinle

Bülbül İlahi Hakkında

Bülbül başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Süleyman Erguner olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Bülbül, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Bütün dünyaya küskündüm,
dün akşam pek bunalmıştım Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş,
köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı; Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.
Işık yok,
yolcu yok,
ses yok,
bütün hilkat kesilmiş lâl… Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Muhitin hali “insaniyet”in timsalidir sandım; Dönüp maziye tırmandım,
ne hicranlar,
neler andım! Eşin var âşiyanın var,
baharın var ki beklerdin.
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül,
nedir derdin? Ne hüsrandır ki Şark’ın ben vefâsız,
kansız evlâdı,
Serapa Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı! Hayalimden geçerken şimdi,
fikrim herc ü merc oldu,
Salahaddin-i Eyyubi’lerin,
Fatih’lerin yurdu.
Ne zillettir ki nâkûs inlesin beyninde Osman’ın; Ezan sussun,
fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ’nın! Ne hicrandır ki en şevketli bir mâzi serâp olsun; O kudretler,
o satvetler harâb olsun,
türâb olsun! Teselliden nasibim yok,
hazan ağlar baharımda Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.
Çökük bir kubbe kalsın ma’bedinden Yıldırım Hân’ın; Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri Orhan’ın! Ne heybettir ki vahdet-gâhı dînin devrilip,
taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me’vâsız kalan dindaş! Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler,
binlerce,
yüz binlerce doğransın! Dolaşsın,
sonra,
İslâm’ın harem-gâhında nâ-mahrem… Benim hakkım,
sus ey bülbül,
senin hakkın değil mâtem!
Yorum Yapın
Güvenlik: 10 nedir?