Gerçeğin Fotoğrafı

EserGerçeğin Fotoğrafı
SöyleyenCengiz Numanoğlu
Kategoriİlahi
İstatistik 4,651 Görüntülenme
Etiketler#Cengiz Numanoğlu#ilahi#Gerçeğin Fotoğrafı

Gerçeğin Fotoğrafı İlahi Hakkında

Gerçeğin Fotoğrafı başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Cengiz Numanoğlu olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Gerçeğin Fotoğrafı, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

İnsanoğlu unutmuş,
gafletin vebâlini; Görmüyor; Kur’ân’daki kavimlerin hâlini.
Bugün de farklı değil,
beşerî manzaralar; Bakın nasıl açılmış,
bunca sosyal yaralar.
Hükümler verildikçe,
bölmeden kılı kırka; Bölünmüş Müslümanlar,
olmuş yetmiş üç fırka.
Din tahtına oturmuş,
hurâfeler kültürü; Gitmiş güzel insanlar,
gelmiş şaşkın bir sürü.
Dillerde kin ve nefret,
kalplerde kibir kiri; Gerçeklerle yüzleşmek,
istemiyor hiçbiri.
Ne sabır,
ne tezekkür,
ne tefekkür,
ne şükür; İhsâna karşı isyân,
nîmete karşı küfür.
Kimi; sûret-i haktan,
Hakk’a baş kaldırıyor,
Kimi âlim; Kur’ân’a,
Kur’ân’la saldırıyor.
Ulemâ kaf dağında,
pazarlıyor postunu; İkbâl için satıyor,
kulislerde dostunu.
Sahnelerde oryantal,
akademik dinciler,
Randevuyla çalışan,
büyücüler,
cinciler,
Kerâmeti kendinden,
üfürük cambazları; Hepsi yolma peşinde,
palazlanmış kazları.
Bakın..
Bu çöplüklerde,
daha neler üremiş Sahte şeyhler,
velîler,
efendiler türemiş.
Kılcallara yayılmış,
putların saltanatı; Çok şükür ki; çökmüyor,
üstümüze bu çatı..
Münâfıklar her dalda,
sektörün baş aktörü,
Dalkavukluk sanatı,
bir liyâkat faktörü.
Sosyetik züppelere indirgenmiş asâlet; Ahlâk kriterleri,
baştan sona rezâlet..
Ne dostu soran kalmış,
ne de ahdinde duran; Ana,
baba,
eş,
kardeş,
hepsi olmuş figüran.
Yangını söndürmüyor,
sözde “anneler günü”; Sadâkat; bir gül kadar,
sürdürüyor ömrünü.
İsraf hükmüne girmiş,
karşılıksız bir selâm,
Kişisel çıkarlara ayarlanmış her kelâm.
Apartman mahkûmları,
derin gaflete dalmış; Komşuluk; asansörde bir tesâdüfe kalmış.
Genç kuşaklar; cinsellik girdâbında boğulmuş,
Edep,
hayâ,
haysiyet,
tedâvülden kovulmuş.
Tolerans tavan yapmış,
hoşgörüler sulanmış,
Aklı selîm; medyatik çomaklarla bulanmış.
Küresel şeytanların,
gerçekleşmiş emeli; Ha çöktü,
ha çökecek,
ailenin temeli.
Okullarda çiviler,
çoktan çıkmış yerinden; Korkar olmuş öğretmen,
öğrencinin şerrinden.
Ekranları kuşatmış,
anti-ahlâk bir çete; O câhil cüretiyle,
ders veriyor millete.
Medenî simge olmuş,
her şeyde transparan; Bütün azgınlıklara,
“çağdaşlık” bir paravan.
Bunları bilmek için,
gerek yok önseziye,
Siyonist tuzakları,
gizlenmiş her diziye.
Küresel enjektörler,
yakalamış damarı; “Laiklik” narkozuyla,
indiriyor şamarı.
Bu acı manzaralar,
bu yaralar bir yana,
Kur’ân’da ümitsizlik,
haramdır müslümana.
Her çilenin bir ecri,
gecenin fecri vardır,
İnsanın selâmeti,
ancak sabrı kadardır.
Şahsiyetli müslüman,
dik durduğu sürece; Yükselir Hak katında,
îtibar ve derece,
Ne doğrultur “vesâyet”,
o kırılan belini,
Ne Kur’ân’a uzatır,
o kirlenmiş elini.
Yorum Yapın
Güvenlik: 5 nedir?