İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir
| Eser | İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir |
| Söyleyen | Peker Kardeşler |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 4,190 Görüntülenme |
| Etiketler | #Peker Kardeşler#ilahi#İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir |
İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir İlahi Hakkında
İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Peker Kardeşler olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Salih bir zat vardı.
Çok cömertti.
Elinde avucundakileri muhtaçlara dağıttığı gibi,
yardım isteyen fakirler olursa,
onlara belli etmeden,
başkalarından kendi adına borç alır fakirlere hediye ederdi.
Bu zat bir gün hastalanır,
yatağa düşer.
Hastalığı gittikçe artar.
Bunu duyan alacaklılar,
onun ölüm döşeğinde olduğunu düşünerek başucuna dikildiler.
Salih zat bundan son derece utanmış,
rahatsız olmuştu.
Asık yüzlü,
sıkıntılı tiplerle çevrili olması onu üzmüştü.
Bir şeyler söylemek istedi ancak,
bize para gerek,
nasihat değil,
diye susturuldu.
Bu sırada dışarıdan helva satan bir çocuğun sesi duyuldu.
Salih zat,
bir adamına seslenerek helvaları satın alıp ziyaretçilere ikram etmesini istedi.
Görevli,
çocuğun tepsisindeki bütün helvaları aldı.
Ziyaretçilere ikram etti.
Herkes abus çehrelerle helvaları yediler.
Çocuk gelip helvaların parasını istedi.
Salih zat,
“Evlat bunları bana borç olarak yazar mısın?” deyince çocuk tek kelime söylemeden dışarı çıktı,
50-100 metre ileride bir ağacın altına oturup sessizce ağlamaya başladı.
Tesadüfen oradan geçmekte olan şehrin valisi onu gördü,
yanına gelip başını okşadı,
niye ağladığını sordu.
Çocuk olup biteni anlattı,
o zata edebimden bir şey diyemedim ama,
“Ben bunları zaten borç olarak almıştım,
nasıl ödeyeceğim,
evime nasıl para götüreceğim?” diye ağlıyorum dedi.
Vali,
hasta yatan salih zatı yakından tanıyordu.
Çocuğun parasını ödedi.
Çocuğa içi altın dolu yedi sekiz kese altın vererek gidip o salih zata vermesini söyledi.
Altınlar eve gelince alacaklıların neşesi yerine geldi.
Herkes alacağını tahsil etti.
Ancak böyle aniden paranın gelmesine de bir anlam veremediler.
Salih zat şu cevabı verdi “Ben sıkıntı içindeydim.
Siz de sıkıntı içindeydiniz.
Buna bir de çocuğun üzüntüsü eklendi.
Çocuğun edebi,
tek kelime etmeden gitmesi,
işi çözdü.
Allahü teâlâ o masumun ihlası,
edebi hürmetine sıkıntıları giderdi.
İmtihanı kazanan o masum oldu.
Alacaklılar utanıp paraları tekrar vermek istediler.
Ancak kabul etmedi.
“İnsan bir iyilik yaptığında samimiyetinin belli olması için peş peşe imtihanlardan geçirilir.
Hatta iyilik yaptıklarından küfranı nimet görür.
Eğer sabrederse iyiliğinin karşılığını kat kat alır.
Sizler bir iyilik yaptınız.
Ama sabredemediniz.
Eşyanın hakikati görüldükten sonra pişman oldunuz.
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir