Nurul Envar Natı Şerif

EserNurul Envar Natı Şerif
SöyleyenZekeriya Maral
Kategoriİlahi
İstatistik 3,149 Görüntülenme
Etiketler#Zekeriya Maral#ilahi#Nurul Envar Natı Şerif

Nurul Envar Natı Şerif İlahi Hakkında

Nurul Envar Natı Şerif başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Zekeriya Maral olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Nurul Envar Natı Şerif, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Ey Nur’ul Envar Ey on sekiz bin âlemin Sultanı Ey Muhabbetullah deryasının menbaı evliyaullahın çerağı yüce insan Sana binlerce salât ve selam olsun Hangi gönül var ki asırlardır sana meftun sana tutsak sana yangın sana divane olmasın Ey Nuru’l Envar sen Hak katından lutfedilensin bize.
Ya Rasulallah sana kurban olmayan bu canların ne kıymeti olabilir ki Uğruna feda olmayan bu varlığımızın ne değeri olabilir ki.
Sahabe-i Kiram efendilerimiz seni o kadar çok seviyorlardı ki,
o kadar çok seviyorlardı ki Efendimiz; senin olmadığın bir cenneti bile istemiyorlardı.
“Kişi sevdiği ile beraberdir” müjdesini duyuncaya kadar yemeden içmeden kesilenler vardı.
Ebu Talib senin için şöyle demişti; “Öyle beyaz bir yüz ki,
o yüzün suyu hürmetine bulutlardan yağmur istenir.
Öyle bir kerem sahibi ki yetimler O’nun eline bakar,
dullar ve yoksullar O’na güvenir.” Ey merhamet ve rahmet şahikası,
âlemlerin solmayan gülü… Tarih,
sana delice râm olanların,
ruh hallerini anlatırken,
o büyük kumandan Halid b.
Velid’ten bahseder; Sarığında Allah resulünün mübarek saçından bir tel taşıyordu.
Bir gün başından sarık kayıp,
düşman saflarına yuvarlanınca ardından koşmaya başlamıştı.
Arkadaşlarının ikazına rağmen,
kendi canını tehlikeye atacak bir fedakârlık göstererek “Peygamberin hatırasına bir şey olacak diye korktum” demişti.
Onlar senin yolunun delileri idi.
Biz de seni seviyoruz Ya Resulallah!… Hakkı ile olmasa bile.
Seni bize her şeyden daha sevimli kılan Rabbimize hamd ediyoruz.
Bize mübarek ve mukaddes kılındı,
sana ait olan her şey… Senin nur cemalin ve sünnetin bize şirin kılındı,
canımızdan aziz bildik seni,
tâ ki,
imanımız kemal bulsun diye.
Ey şefkatmeâb Efendimiz! Ümmetine çok düşkünsün biliyoruz.
Doğumundan ölümüne kadar.
Ümmetinin hidayeti ve selameti için sabahlara kadar sacid olan sensin.
Hasretiz cemaline,
nurunla hâlleniriz ve başımızın tacıdır senden bize kalan.
Hasretinle bîperva gönüller.
O eşsiz pâk-ı endâmın,
bizi böyle çepeçevre saran.
İnsanlık âlemi senin gibisini görmedi,
görmeyecek.
Tefekkür ufkumuzun sonsuzluğunda sen ve varlığın,
bidayetinde senin nurun.
Anılınca adın ürperir kalpler,
yaşarır gözler.
Firakınla yanan şu biçare susamışlara bir nazar kıl.
Nazar kıl ötelerden.
Ey insanlık âleminin hidayet kaynağı Efendimiz; böyle serteser perişan ve şefaatine muhtaç bu mücrimlere merhamet eyle ne olur; muhtacız himmetine.
Yorum Yapın
Güvenlik: 18 nedir?