Anneler ve Ağıtlar

EserAnneler ve Ağıtlar
SöyleyenHasan Enes Toprak
Kategoriİlahi
İstatistik 3,018 Görüntülenme
Etiketler#Hasan Enes Toprak#ilahi#Anneler ve Ağıtlar

Anneler ve Ağıtlar İlahi Hakkında

Anneler ve Ağıtlar başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Hasan Enes Toprak olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Anneler ve Ağıtlar, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Bir ebruli derinlikle düşeriz dillerine,
o eski o gündelik gülüşlerimizi sever yaralarına sürerler merhemdir diye kolu kanadı olduğumuz anneler geçmiş zaman sendeler bir evlat encamının tahta at üzerindeki bembeyaz örtüsünde sesimiz yalan olur resimlerimiz yalan melankolik uçarken uçurtmalarımız komşu çocuklarının komşu çocuklarının yüzünde kırpıla kırpıla oluruz oğulsuz annelerin hüznüne yıldız hüznüne yıldız.
Geçmiş zaman doğrulur bir evlat vedasının annenin yanağında bıraktığı busede dönerler dönerler gölgemizin vurduğu bir gülün çevresinde kavrulup yana yana oğlu ölen anneler yavaş yavaş kaybolur görünmez olur hayallere sığmaz olan gölgeler.
Geçmiş zaman dikilir bir evlat tarağının unutuluverdiği boş bir ayna önünde yalnızlıklar çoğalır çocuksuz kalan bir anne acısı kadar ağlamaya artık ihtimal mi var kanıyor kanıyor dört taraftan çığlık çığlığa dua.
Bir hüzünlü bahçemiz o eski o geçmiş zaman sesimiz yalan olmuş gülüşlerimiz yalan.
Acının acının hilali var bu bahçenin göğünde niye böyle meyvesi niye gamlı gamlı bu dallar bir kalbin anne kokan dayanılmazlıkları edivermiş her bir yanı tarumar her bir yanı tarumar.
Bir hüzünlü bahçedir hem şimdi hem geçmiş zaman kocası yok kızı yok oğlu ölen anneler bu tarlaya bahar eker Eylül biçerler Eylül biçerler.
Bir yürek alevinin ellerine düğümlenişi gibi kımıldıyor sıkıntının yıkıma boşvermişliği anlamı yok anlamı yok artık hiçbir ezginin gözyaşıyla siliyor siliyor duvarda anneleri portrelerini anneleri portrelerini umarsız perişan yutkunmaları yer altında duyuyorlar çocuklar toprağa hazin düşmesin diye savunmasız ağıtlar evlerde benekli kan lekelerini siliyorlar siliyorlar.
Bir hüzün lekelisi arınıyor burada kavuşturmak için onları o eski ormanlara ve gömleklerini keklik kanlarına banan ilkemli rüzgâra gömleklerini keklik kanlarına banan ilkemli rüzgâra rüzgâra.
Yorum Yapın
Güvenlik: 12 nedir?