Hz.Ali Hz.Fatıma'sına Vurgundu, Hem de Ne Vurgun

EserHz.Ali Hz.Fatıma'sına Vurgundu, Hem de Ne Vurgun
Söyleyenİsmail Şahin
Kategoriİlahi
İstatistik 3,669 Görüntülenme
Etiketler#İsmail Şahin#ilahi#Hz.Ali Hz.Fatıma'sına Vurgundu#Hem de Ne Vurgun

Hz.Ali Hz.Fatıma'sına Vurgundu, Hem de Ne Vurgun İlahi Hakkında

Hz.Ali Hz.Fatıma'sına Vurgundu, Hem de Ne Vurgun başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı İsmail Şahin olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Hz.Ali Hz.Fatıma'sına Vurgundu, Hem de Ne Vurgun, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Fatıma’sına vurgundu Hz.Ali,hem de ne vurgun..! Hazreti Ali eşine son derece sadıktı.
Dönemin şartları gereği birden fazla kadınla evlenmek mümkün iken o evlenmemiş,
Hazreti Fatıma’ya ölünceye dek sadık kalmıştır.
Hz.
Ali’nin Hz.
Fatıma’nın ölümü sebebiyle,
sevgili Peygamberimizin (s.a.v) kabri başında manevî huzurunda kıymetli eşi için söylediği şu sözler,ona duyduğu derin sevgiyi ne kadar da güzel göstermektedir “Selâm olsun sana,
civarına inen,sana pek çabuk kavuşan kızından ya Resulallah.
Senin seçilmiş kızından ayrıldığımdan dolayı sabrım azaldı,
kudretim kalmadı ya Resulallah”..
“Ancak senden ayrılmam,senin vefatını görmem,çok daha büyük bir acıydı.
Ona sabrettikten sonra buna da sabretmem gerek.
“Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve şüphesiz O’na döneceğiz”.(Bakara,2/156) “Emanetin benden alındı; bana verdiğin,
elimden çıktı.
Fakat Allah,
beni de senin bulunduğun yurda alıncaya dek,derdim sürüp gidecek;gecelerim uykusuz olarak sabahı bulacak.” Peygamber Efendimiz (s.a.v) biricik kızını Hz.
Ali’ye nikahlamıştı.
Daha doğrusu göklerden gelen bir emirle..ALLAH (c.c) onların nikahlarını göklerde kıymıştı.
Hz.Fatıma son anlarındaydı,yaşı 20’nin biraz üzerindeydi.
Çileli bir hayatın sonuna doğru gelmişti.
Özlüyordu,
altı ay önce gidiveren biricik babasını.
Özlemişti hem de çok özlemişti..
İçini yakan bir özlemdi bu ve Hz.
Ali’nin yanı başında son nefesini veriyordu..
Yıkadılar Hz.
Fatıma’yı,kefenlediler..sonra Hz.
Ali’ye diyorlardı ki ”Fatıma’nın cenazesi hazırdır!” Bütün Medine yollarda.
Medine baki mezarlığında..
Sevgililer sevgilisinin kızını gömecekler..
Mezara giriyor Hz.Ali “Uzatır mısınız bana Fatıma’yı diyor !” Uzatırlar Fatıma’yı..
Zaten naifti,
zaten inceydi..
Zaten zayıftı Fatıma..
Ve onu mezara doğru uzatırken Hz.Ali öylesine ağlıyordu ki gözlerinden sicim gibi akıveren yaşlar,Fatıma’nın yepyeni kefenini ıslatıyordu..
Şöyle mırıldandı Hz.Ali ”Sevgilim,
senin sevgini karşılayacak bundan sonra bir sevgi daha yoktur.
Doğrusu,
senden gayrısı içinde şu yürekte bir nasip te olmayacaktır.
Her ne kadar gözlerimden ve vücudumdan uzaklaşsan da kalbimdesin sürekli ve her dem..” Sonra toprağı atacaklardı Fatıma’nın üzerine,toprağa bulaşmış ellerini silkelerken Hz.Ali ”Doğrusu dünyada bir tek isteğim kaldı ey Fatima,
babana ve sana ulaşacağım o günü beklemek.
Özlüyorum seni ve babanı çok özlüyorum” Fatıma’sına vurgundu Hz.Ali,
hem de ne vurgun.
Yorum Yapın
Güvenlik: 9 nedir?