Zeyd Bin Harise başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Ahmet Bozkuş olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Zeyd Bin Harise, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Yaşın sekiz, vakit akşam, batalı çok olmadı çölün güneşi. Annenin dizine koydun başını, annen yanıbaşında, gözlerin kavuşacakken uykuya bir gürültü kopuyor çöl akşamında. Bu gelenler eşkıya, bu gelenler zorba. Annen ağlıyor, anne yalvarıyor ama nafile. Bahtına Ukaz panayırında köle diye satılmak düşüyor. Açlıktan titriyor bedenin güneşten yanıyor ve sana doğru bir adam yaklaşıyor gülümseyerek. Adını soruyor Zeyd. Babanın adı Harise. Memleketin Yemen. Benimle birlikte gelmek, güzel yemekler yemek, güzel elbiseler giymek ister misin diyor adam, güzel yemekler güzel elbiseler olmasa da seninle gelirim diyorsun, bir kapı açılıyor önünde. Yavrucuğum koş bana. Bu kollar bu sana açılan kucak cennet kadar serin, cennet kadar sıcak. İşte senin Hatice annen. Anneden önce annen annenden sonra annen. Annelerin annesi. Bir kapı açılıyor önünde bir kapı açılıyor ömründe. Bir sima çıkıyor karşına. Kelimem az. Cümlelerim anlatamaz. Bir kez Hatice diyor bin Hatice dökülüyor dudaklarından. Ey Hatice bu çocuğu bana bağışlar mısın. Bu çocuk sana feda olsun. Ben de feda olayım. Annesinin kucağından koparılan eşkıyanın eline düşen, köle diye satılan Zeyd. Nasibine evlat olmak düştü. Sen onu seviyorsun o da seni seviyor. Ve bir iki adam biri baban biri amcan. Ey yavrucuğum diyor sevgililer sevgilisi. Sen benim kim olduğumu öğrendin. Sana olan sevgimi de biliyorsun. Şimdi seçim senin. Tercihinde hürsün. İstersen onlarla git, istersen benimle kal. Ama unutma ben beni seçeni asla bırakmam. Baban sana bakıyor, hadi oğlum, Zeyd’im koş bana babana koş diyor. Veriyorsun kararını gözlerini çevirip de Efendiler Efendisine. Ben seni bırakmam. Hiç kimseyi sana tercih etmem. Sen bana hem babasın hem annesin. Senden bir nefes ayrılmayı ölmekten beter sayarım. Ben hep seninleyim. Ey kölelikten sultanlığa uzanan Zeyd. Şimdi âhirzamanda senin yaptığın seçimi yapan çocuklar var. Bir tarafta beklerken dünyanın hazineleri Peygamber aşkıyla yanıyor sineleri. Gurbete yürüyorlar bir sevda uğruna. Geride bırakıp saraydan hanelerini yürüyorlar çölün sıcağına kutupların soğuğuna. Onları beklerken hasretle anneleri. Yürüyorlar uzaklara, unutup bütün bahaneleri. Onlar her zor zamanda onu hatırlayıp onun sevgisini hatırlayıp sabrı kuşanıyorlar. Mute’ye gider gibi gidiyorlar. Ellerinden mukaddes emanet sancak ve biliyorlar, kendileri düşse bile bir gün o sancağı başka yiğitler alacak ve senin sözlerinle sesleniyorlar sevgiliye. Biz seni bırakmayız, hiç kimseyi sana tercih etmeyiz. Sen bize hem babasın hem annesin. Senden bir nefes ayrılmayı ölümden beter sayarız. Biz hep seninleyiz bizi bırakma Ya Rasulallah ve ötelerden bir ses. Ben beni seçeni asla bırakmam. Kanaya kanaya büyür sızı kuruyor güller kıpkırmızı Bir sessizlik sarar şarkımızı bizi bırakma bizi bırakma