Veda Zamanı

EserVeda Zamanı
SöyleyenMustafa Onur
Kategoriİlahi
İstatistik 1,245 Görüntülenme
Etiketler#Mustafa Onur#ilahi#Veda Zamanı

Veda Zamanı İlahi Hakkında

Veda Zamanı başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Mustafa Onur olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Veda Zamanı, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Gidiyor işte,
son bir söz söylemeye,
son bir veda etmeye çağırdı Ashabını.
Âşıkların ummanı dertlerin dermanı ışıkların aydınlığı gidiyor.
Kolay mı giderken bakabilmek onun ihtişamlı gövdesine.
Kolay mı söyleyin ağlamadan tutabilmek gözleri.
Kolay mı ki Muhammed’im gidiyor.
Sular tersine akıyor,
göğe bir tutam çamur sürüyor çocuklar.
Mavi bulutlar bugün kapkara.
Öyle bir an yaşanmasın istiyor Mekke.
Sevdanın mimarı gitmesin istiyor neylersin ey canı canan neylesin ey yaşlı bakan gözüm.
Resulullah gidiyor.
Analar başına karaları bağlamış bugün.
Babaların göğsünde bir çocuk yitimi sancısı.
Nasıl sevdalanmasın yürek.
Nasıl yasa boğulmasın.
İki elini başının arasına alıyor Ammar bin Yasir.
Yaşlı gözlerine denizler sığdırıyor.
Âlemlerin sevdası gidiyor.
Kâinatın gülü gidiyor.
Kolay mı ağlamamak.
Resulullahım gidiyor.
Camlarda bekleşen kuşların boğazına takılmış bahar sevinci.
Uçmak istemiyor hiçbiri.
Çünkü biliyorlar ki uçmak ayrılmaktır sevdadan.
Uçmak kurtuluş değildir artık.
Gözler sultanıma ağlıyor.
Bir bekleyiş var ashabında.
Bekleyiş ki korkunun üstünde bir korku.
Öksüzlüğün üstünde bir öksüzlük.
Son sözlerini söyleyerek Muhammed’im gözlerden uzaklaşıyor.
Aranızdaki yoksulları yiyeceklerinizin bir kısmıyla besleyin.
Kendi giyindiğiniz gibi giydirin onları diyordu.
Kolay mıydı bir asrı böyle uğurlamak.
Tutuşan bütün gecelerin içine sanki bir nur doğuyor.
Bir Haziran günü yaslı topraklardan Muhammed’im gidiyor.
Şimdi söyle Medine sana ayak bastığı ilk günü söyle.
Hz.
Hamza’nın onu nasıl korkuyla beklediğini söyle.
Ashab-ı Muhammed’in içine bir korkunun salındığını söyle.
Anlat Medine taleal bedru aleyna diyen diller nasıl da gözlerde yaş bırakıyordu.
Şimdi söyle Medine nasıl da bağrına bastın Muhammed’imi.
Tutma artık gözlerini ey Hira Nur ağla kucak açtığın bir asır gibi Resulullah gidiyor.
Hepiniz Âdem’in neslisiniz.
En iyi insan Allah’a en çok saygı gösterendir diyordu.
Şimdi iyi bilin ki bütün müslümanlar birbirinin kardeşidir diyordu.
Yaslı yüreklerin ortasına bir düğün alayı kuruluyordu sanki.
Herkes birbirine sarılıyordu.
İslamiyet’te ırk ve kabile ayrımı yoktu.
Gönülden verdiğinizden fazlasını kardeşinizden istemeyin.
Ne mükemmel konuşuyordu.
Ağzından tane tane çıkan cümleler ashabını ve ümmetini gururlandırıyordu.
Size bir kitap bırakıyorum Allah’ın bana bahşettiği Kur’an-ı Kerim.
Yardımcınız olsun.
Size yol göstersin dedi.
Kur’an’a sarılmış seni bekliyoruz sultanım Bir Haziran günü dağların yas tuttuğu bir mevsimde gözler yaşa doymadı.
Bir çınar yapraklarını döktü.
Ümmet ashab kâinat toprağa sevgi ekti.
Ashabın sevgilisi ümmetin sevgilisi kâinatın sevgilisi insanlığın sevgilisi Muhammed’im gitti Muhammed’im gitti Muhammed’im gitti.
Yorum Yapın
Güvenlik: 4 nedir?