İstiklal Marşının 100.Yılı
| Eser | İstiklal Marşının 100.Yılı |
| Söyleyen | Sıtkı Ölmez |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 3,167 Görüntülenme |
| Etiketler | #Sıtkı Ölmez#ilahi#İstiklal Marşının 100.Yılı |
İstiklal Marşının 100.Yılı İlahi Hakkında
İstiklal Marşının 100.Yılı başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Sıtkı Ölmez olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
İstiklal Marşının 100.Yılı, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Korkma,
sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır,
parlayacak; O benimdir,
o benim milletimindir ancak.
Çatma,
kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakkıdır,
Hakk’a tapan,
milletimin istiklâl.
Ben ezelden beridir hür yaşadım,
hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner,
aşarım; Yırtarım dağları,
enginlere sığmam,
taşarım.
Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun,
korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni,
dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın… Kim bilir,
belki yarın… belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme,
tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun,
incitme,
yazıktır atanı; Verme,
dünyâları alsan da,
bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak,
toprağı sıksan şühedâ! Cânı,
cânânı,
bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Ruhumun senden,
İlâhî,
şudur ancak emeli Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli
O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım; Her cerîhamdan,
İlâhî,
boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım; O zaman yükselerek Arş’a değer,
belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl; Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok,
ırkıma yok izmihlâl Hakkıdır,
hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır,
Hakk’a tapan milletimin istiklâl!
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir