Gülün Yari Efendim

EserGülün Yari Efendim
SöyleyenMevlüt Atasoy
Kategoriİlahi
İstatistik 4,711 Görüntülenme
Etiketler#Mevlüt Atasoy#ilahi#Gülün Yari Efendim

Gülün Yari Efendim İlahi Hakkında

Gülün Yari Efendim başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Mevlüt Atasoy olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Gülün Yari Efendim, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Söz biter; hıçkırığa boyanır birgün daha Suret-i cemalimde mahzun çocuklar çağlar Benden alır hüznünü seni görmemiş saha Fikrimin hicretine tam on dört asır ağlar Efendim! An yaralı,
bu güz sensiz hastadır Semalarda titreşen dualarım yastadır Toplanır birer birer deryasına seherin Nurundan almak için ruhani güvercinler Bilmezler,
günah nedir; nerde izi kahırın Sesini duyamayan kalbim elimde inler Efendim! Dil isyanda,
zikre seni katıyor Hâlbuki yüreğimde kaç bin Leheb yatıyor Kutlu var oluşların en mukaddes olanı Duası Abdullah’ın,
Âmine’nin rüyası Sen ey ana rahminin boynu bükük kalanı Cihanşümul doğumun en haşmetli ziyası Efendim! yokluğunun diğer adıdır ziyan Varlığını haykıran sözlere emridir; yan! Sen ki Kureyş müjdesi gonca gonca açılan O İlahi rahmetin merhamet yüklü gizi Bir feth-i mübîndin ki karanlığa saçılan Bitmedi,
bitmeyecek zulme verdiğin sızı Efendim! sensizliğim tüketti nedenimi Istırap katre katre sarıyor bedenimi Yaralı yüreğiyle yağmurları ağlattı Ardından bakıp kalan gül Mekke sokakları Gizli bir inilti ki derdi öze bağlattı Yılların firakıyla ağrıdı şakakları Efendim! kir ve kan’dır çağın yüzünden sızan Nasıl şaşırıp kaldı yönü kefensiz mizan Hani âli bayramı yaşamıştı Medine Ram olup varlığına kurtulurken yoklardan Ve takva yazar iken canını yüce dine Hala utanır Taif yürüyen ayaklardan Efendim! Kör iz ‘anla emrine uyamadım Düştüm de yollarına kokunu duyamadım Bilallerin göğsünde iman ederken taşlar Onunla haykırdılar; Allah,
Resul ve Ehad Huşu hakikatine nasıl koşmuştu başlar Kanını toprağına değdiremedi Uhud! Efendim! suretinle ifşa oldu nur nişan Sırtındaki mühürde hayat buldu sonsuz şan! Ne güzel gülümserdin Ayşe’nin iffetine ‘Beni nasıl sevdin? ‘ e cevabındı; kördüğüm Çölde kumlar şahitti sevdanın saffetine Şimdi bir masal gibi kitaplara sorduğum Güzel ahlâk verilmiş özündeki hamura.
Ellerim,
bir güzide yakarışın kelamı Mazide nefes alan çöllere hasret sürgün Muazzam çığlıkların yönü meçhul selamı İşte hicrana perde ihtiyar gece ve gün Efendim! Bilemedik niye güzeldir güller Ve o lâtif gülleri koparamayan eller.
Efendim! An yaralı,
bu güz sensiz hastadır Semalarda titreşen dualarım yastadır
Yorum Yapın
Güvenlik: 14 nedir?