Secde

EserSecde
SöyleyenGrup Boyun Eğme
Kategoriİlahi
İstatistik 4,829 Görüntülenme
Etiketler#Grup Boyun Eğme#ilahi#dinle

Secde İlahi Hakkında

Secde başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Grup Boyun Eğme olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Secde, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Şuhûdundan cüdâdır,
çok zamanlar var ki,
îmânım; Bu vahdet-zâra -gûyâ!- geldim amma bin peşîmânım Huzûr imkânı yok,
dünyâyı etmiş cezben istîlâ; Ne hüsrandır,
İlâhî,
ma’bedim,
çepçevre,
vâveyla ! Derinlikler,
kovuklar,
kuytular,
şellâleler,
yarlar,
Bulutlar,
yıldırımlar,
çöller,
enginler,
sular,
karlar,
Güneşler,
gölgeler,
aylar,
şafaklar… Hepsi çığlıkta; Gelir tarrâkalar çaktıkça ecrâmın karanlıkta! Sabâ dağlarda sûr üfler,
coşar vâdîde bin mahşer; Denizler yükselir,
seller döner,
taşlar semâ’ eyler.
Ufuklar çalkanır,
kaynar ziyâ girdâbı göklerde; Asırlar devrilir çamlar,
çınarlar,
çırpınır yerde.
Bütün zerrâtı sun’un bir müebbed neşveden serhoş; Sağım serhoş,
solum serhoş,
İlâhî,
ben ne yapsam boş! Ömürlerdir,
gözüm yollarda,
hâlâ beklerim,
hâlâ,
Şuhûd imkânı yok,
coştukça hilkatten bu vâveylâ.


Hayır! Bir başka rûh esmiş ki,
akşam,
sermediyyette Uyandım,
fecre baktım,
titriyor par par meşiyyette O coşkun na’ralar bî-tâb; o taşkın zerreler mahmûr; O tûfanlardan ancak terliyor,
maşrıkta tek bir nûr.
O gömgök kubbe,
Sînâ rengi tutmuş,
bir avuç toprak Işıklar püskürürken,
şimdi haşyetlerle müstağrak! O ecrâm,
âh o gözler öyle fânîler ki Mevlâ’da,
Dönüp bir kerre olsun bakmıyorlar artık eb’âda.
Denizler,
dalgalar,
dağlar,
ağaçlar,
gölgeler dalgın… İlâhî,
ürperen tek gölge yok bağrında âfâkın.
Sabâ durgun,
sular durgun,
gölün durgun hayâlinde,
Ne ma’nîdâr o gökler,
kudretin bir vahyi hâlinde! Bu vahdet-zâra dün baktım Ne meyhâneydi cûşâcûş! Bugün rindânı gördüm Başka bir peymâneden bî-hûş.
Bütün dünyâ serilmiş sunduğun vahdet şarâbından; Benim mest olmayan meczûbun,
Allâh’ım,
benim meydan! Bırak,
hâsir kalan seyrinde mi’râcım devâm etsin; Rükû’um yerde titrerken,
huşû’um Arş’ı titretsin! İlâhî! Serserî bir damlanım,
yetmez mi hüsrânım? Bırak,
taşsın da coştursun şu vahdet-zârı îmânım.
Bırak,
hilkatte hiç ses yok,
bırak,
meczûbunun feryâd… Bırak,
tehlîlim artık dalgalansın herçi-bâd-âbâd ! Kıyılmaz lâkin,
Allâh’ım,
bu gaşyolmuş yatan vecde… Bırak,
“hilkat”le olsun varlığım yek-pâre bir secde!
Yorum Yapın
Güvenlik: 3 nedir?