İstiklal Marşı

Eserİstiklal Marşı
Söyleyenİbrahim Sadri
Kategoriİlahi
İstatistik 3,522 Görüntülenme
Etiketler#İbrahim Sadri#ilahi#İstiklal Marşı

İstiklal Marşı İlahi Hakkında

İstiklal Marşı başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı İbrahim Sadri olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

İstiklal Marşı, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Korkma,
sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır,
parlayacak; O benimdir,
o benim milletimindir ancak! Çatma,
kurban olayım,
çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül… Ne bu şiddet bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl; Hakkıdır,
Hakk’a tapan,
milletimin istiklâl.
Ben ezelden beridir hür yaşadım,
hür yaşarım.
Hangi çılgın,
bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim Bendimi çiğner,
aşarım; Yırtarım dağları,
enginlere sığmam taşarım.
Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun,
korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni,
dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın… Kim bilir,
belki yarın,
belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “Toprak!” diyerek geçme,
tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun,
incitme,
yazıktır,
atanı Verme,
dünyâları alsan da,
bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan,
şühedâ! Cânı,
cânânı,
bütün vârımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden İlâhî şudur ancak emeli Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli; Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli- Ebedî,
yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım; Her cerîhamdan,
İlâhî,
boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım! O zaman yükselerek Arş’a değer,
belki,
başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok,
ırkıma yok izmihlâl Hakkıdır,
hür yaşamış,
bayrağımın hürriyyet; Hakkıdır,
Hakk’a tapan,
milletimin istiklâl.
Yorum Yapın
Güvenlik: 12 nedir?